|

SÖZE BAŞLARKEN…
Pipolar,
Tıpkı bulutlar gibi
Yinelenemeyen ve hafif
Değerli Pipo Severler,
Pipo içmek, her şeyin ötesinde bir zevk ve estetik tecrübedir. Bu yönünü
koruduğu sürece o, kötü bir alışkanlığa dönüşmediği gibi, “bir sanat ve hayat
tarzı” niteliğine bürünür. Bunun yanı sıra o, ünlü fizikçi Albert Einstein’ın
ifadesiyle, “insani ilişkilerde sakin ve tarafsız bir yargıya ulaşmaya katkıda
bulunur.” Sigara içmeye nispetle hayati ve ekonomik riskinin çok daha az olduğu
ispatlanmıştır. Stresi azaltmasından ve daha zararlı alışkanlıklara zaman
bırakmamasından ötürü uzun yaşamakta rol oynadığı bile ileri sürülmüştür.
Sizinle olan kısa söyleşimize pipo içmek için gereken bazı temel
bilgileri vererek ve pipo ağacı olarak bilinen erica arborea’yı tanıtarak devam
etmek istiyoruz. Şunu hemen kaydedelim ki, bu bilgiler yalnızca küçük bir rehber
niteliğinde olup, pipo tecrübesini olduğu gibi yansıtamaz. Pipo ile tanışmak ve
pipoyu psiko-sosyal, estetik ve felsefi boyutlarıyla tecrübe etmek her pipo
içicisinin kendi piposu ile birlikte özel bir öykü yazmaya başlaması demektir.
Her pipo içişte yazılmakta olan bu öykünün anlamını ancak benzer bir öyküyü
yazmakta olanlar anlar… Bizim burada aktarabileceklerimiz ise, piponun geniş ve
bitmeyen öyküsüne çok kısa bir ön hazırlıktan ibarettir.
Pipo satın alırken dikkat edilmesi gereken
hususlar
Pipo satın alımında hem öznel hem de nesnel bazı hususlar rol
oynamalıdır. Öznel olan hususlar şunlardır: Pipo, alıcının göz zevkini tatmin
ettiği gibi, fiziksel yapısına da uyum sağlamalıdır. Nerelerde içileceğine bağlı
olarak büyüklüğüne ve şekline karar verilmelidir. Nesnel olan hususlar ise,
piponun hafif ve hasarsız olması, damarları, iç ve dış yapısındaki dengenin ve
dizaynın sağlanması, düzgün delinmesi, filtre sistemi ve ağacın nefes almasını
engellemeyen dış koruyucu malzemesi ile ilgilidir. Bunlara, her içimde ağacın
gözeneklerinin su ile dolmasından ötürü piponun yedi gün kadar dinlenmesi
gerektiği hatırlanırsa, en az yedi pipoya sahip olmanın daha sağlıklı ve keyifli
bir pipo tecrübesine yol açacağı ilave edilmelidir.
Piponun yanı sıra, piponun bakım ve temizliği için gerekli olan
kaşık, kazıyıcı, tütün kabı, pipo çantası, pipo koltuğu, pipo çakmağı ve filtre
gibi şeyleri alıp kullanmak rahat bir içim sağlayacağı gibi, piponun ömrünü de
uzatacaktır.
Pipo içerken dikkat edilmesi gereken hususlar
Öncelikle kaliteli tütünler tercih edilmelidir. Piponun ilk kez
kullanımında iç hazneye bal sürmek hem tütünde hoş bir kokunun hem de haznede
karbon tabakasının (cake) daha hızlı oluşumuna yol açar. Piponun ilk 10-15
kullanımında tütünü haznenin yarısına kadar doldurmak, daha sonra bu miktarı
artırmak piponun çatlamasını önleyici bir tedbirdir. Tütün ne çok sıkı ne de çok
gevşek biçimde doldurulmalıdır. Daire çizerek yapılan ilk yakıştan sonra kabaran
tütün kaşıkla hafifçe bastırılmalı, şayet köz sönmüşse, tütün tekrar
yakılmalıdır.
İlk yakıştan sonra tütünün merkezinde açılacak hava deliği,
közün haznenin ortasında oluşmasına yol açar ve böylece hazne içinde
sıcaklık-soğukluk dengesini koruyarak su oluşumunu önler. Ritmik ve rahat bir
nefesle pipo içimine devam edilmeli ve duman asla ciğere çekilmemelidir. Pipo
içiminde asıl olan dumanı boğazdan geri çevirmektir.
Daha az riskli ve rahat bir içim elde etmek için lüle taşı
ızgaraları kullanmak uygundur. Lüle taşı ızgaralar aynı zamanda tütünde önemli
bir tasarruf sağlayarak, ekonomik katkıda da bulunurlar. Pipo literatürüne
“balsa sistem” olarak geçmiş olan Afrika kökenli ağaç veya kömür filtreli
pipoları kullanmak tütünün aromasının korunmasında ve daha serin bir dumanın
oluşumunda oldukça etkilidir. İçim esnasında ve sonunda haznede oluşan külleri
dökerken, pipo sert cisimlere vurulmamalı, bunun yerine özel mantarlı pipo
küllükleri tercih edilmelidir.
Piponun bakımı ve korunması
Pipo içimi bittikten sonra haznenin içi tümüyle boşaltılarak
temizlenmeli ve bu esnada hazneye hasar verilmemelidir. Pamuklu pipo
temizleyicisiyle ebonit ağızlığın içi kurulanmalı ve ağızlık, pipo tamamen
soğumadan yerinden oynatılmamalıdır. Yaklaşık bir saat süren tam soğuma
sonrasında ebonit ağızlık çıkarılarak piponun hava deliği ve filtre
temizlenmelidir. Haznenin içindeki kurum (cake)’un kalınlığı 1 mm’yi geçtiği
zaman yalnızca fazlalık olan kısım kazınmalıdır.
Pipoda zamanla meydana gelebilecek ciddi hasarların giderilmesi
için pipo ustalarına baş vurmak gereklidir. Bilinçsizce yapılacak hasar tamiratı
daha büyük hasarlara yol açabilir. Pipo, kolonya, alkol ve sıcak su ile
temizlenmemeli; direkt güneş ve spot ışınlarından uzak tutulmalıdır.
Pipo Ağacı (Erica Arborea)’nın kısa tarihi
Tarihi seyri içinde pipo, kil, lüle taşı, gül kökü, zeytin ağacı
ve porselen gibi çeşitli materyallerden ve çeşitli şekillerde yapıla gelmiştir.
Günümüzde pipo üretiminde en yaygın ve en elverişli materyal olarak gül kökünün
(İng. Briar; Fr. Bruyere), gerçekte bilinen gül ile ilgisi yoktur. Bu isim
Akdeniz kıyılarında (Yunanistan, İtalya, Korsika, Cezayir, Fas ve muhtemelen
Arnavutluk) yetişmekte olan özel bir fundalığın köküne (Erica Arborea) işaretle
kullanılmaktadır. Erica Arborea’nın tam olarak pipo sektörü tarafından
kullanılmaya başlanması 1855-1860 yılları arasında gerçekleşmiştir. Erica’yı,
1825 yılında Saint Claude’da pipo atölyesini kuran ve materyal olarak daha
ziyade kili kullanan François Comoy’un oğlunun 1848 yılında aktif olarak
kullanmaya başladığı bilinmektedir.
Gövdesi daha ziyade bir çalıyı andıran Erica Arborea’nın kökünün
uzunluğu 400 metreyi aşabilmektedir. Oldukça sert ve gözenekli olan bu kökün
nefes alıp verebilmesi, üzerindeki ağacın ölmesine rağmen, yıllar boyu yer
altında sağlam kalabilmesini mümkün kılar. En azından 40 yıllık bir geçmişi olan
gül kökünden pipo yapılabilir. Yarım kilodan biraz fazla ağırlıktaki bir gül
kökünün oluşumu 10-12 yılı almaktadır.
Yer altından çıkarılması oldukça zahmetli olan gül kökü,
uzmanları tarafından uygun parçalara ayrıldıktan sonra en az 24 saat sıcak suda
kaynatılarak içindeki acı suyun ve bir takım artık maddelerin dışarıya çıkması
sağlanır. Daha sonra dinlenmesi ve kuruması için özel hazırlanmış odalarda en az
iki yıl bekletilir. Her ne kadar, fırınlarda hızlı kurumaya tabi tutularak bu
süre kısaltılmaya çalışılsa da, gül kökünün uzun süre dinlenmesi ve kuruması
daha güzel bir içim için en elverişli yoldur. Yeterince kurumuş ve artık çatlama
imkanı kalmamış olan gül kökü, kalitesi, damarlarının şekli ve kesilen parçanın
büyüklüğüne göre farklı kategorilere ayrıldıktan sonra pipo ustaları tarafından
işlenmeye başlanır.
SONUÇ…
Değerli Pipo Severler,
Piponun tarihi seyrine kendi ölçüsünde katkıda bulunarak
sizlerin zevk ve estetik tecrübe alanınızın genişlemesine yardımcı olmak
bizlerin temel amaçları arasındadır. Sizleri sözün bittiği ve pipo tecrübesinin
başladığı yere götürerek kendi öykünüzü yazmak üzere piponuzla baş başa bırakmak
istiyoruz. Piponun haz ve kalitesinin konuştuğu yerde pipo ustasının söz
söylemesine hacet yoktur. Keyifli içimler diliyoruz. Kalın sağlıcakla…
Doç. Dr. Burhanettin TATAR
|